• Slideshow

    Get the Flash Player to see the slideshow.
  • Sormak İstedikleriniz?

    Hakan Güvenç'e sormak istediğiniz sorular için tıklayınız.
  • Son Yazılar

  • Son Yorumlar

    • mehmet yiğitel: sevgili kardeşim hakan uzun zamandır senden haber alamıyoruz.sağlığın sıhhatin iyimi...
    • şahin altan: sevgili kardeş yeni yılınkutlu olsun
    • GONUL: Merhaba Yolculuklarinizdan en azindan birine ben de gelebilir miyim lutfen ?
    • durusu: yolunuz açık olsun…merak içindeyiz nerelerdesiniz…
    • Mesut TUNGA: Neden artık yazmıyorsunuz?
  • Arşivler

Giresun Günleri

Trabzon’dan Sabah 08 de güzel anılar ve dostluklarla 65dm mesafedeki Giresun’a doğru rota tuttum.Hava açık rüzgar kuzeyden 7knt esiyor yelkenler tam arma apaz seyriyle, halk arasında yoroz burnu olarak bilinen, haritalarda ışıklı burun’a doğru 5knt hızla ilerledim.Yoroz burnu balıkcı barınağına girdim burası efsanelerle dolu ilk burundu.10 dk kadar barınağın içinde durarak kale burnuna doğru ilerledim.kale burnunu dönerken inanılmaz derece akıntıyla karşılaşdım 6dm hızla giden AYDEDE birden 2.8dm hıza düşdü.biraz zorlayarak burayı geçince rahatladık.Görele önlerinden geçerek Karaburun’uda dönerek Tirebolu göründü.Havada akşama dönüyordu ve Tirebolu’da kalmayı planladım ve saat 18 gibi Tirebolu limanına bağlandım.

Giresun Limanı

Tirebolu son derece bakir ve doğallığını bozmamış tarihsel dokusundan hiçbişi kaybetmemiş kültürel açıdan kendini geliştirmiş bir ilçemiz.Güzel plajları ve çeşitli etkinlikleriyle Karadeniz içerisindeki müstesna yerini barındırmakta.Gün kararırken bulutlarda gelmeye başladı.hava kapadı ve 20knt karayel eşliğinde sağınak yağmur geldi.Tüm gece yağarak güzel bir uyku çektim sabah uyandığımda hava açmış bulutlarda dağılmaya başladı.Hemen hazırlanarak 20 dm mesafedeki rizeye doğru 09 da limandan ayrıldım.çam burnuna kadar kuzeyli rüzgarla 6dm hızla ilerledim.çam burnundan sonra hava düştü ve her yönden garip bir esinti yaptı.yelkenleri kapatarak motorla Giresun adası önlerinde daha önceki seyahatimden tanıdığım Giresun yelken ajanı Volkan YILMAZTÜRK dostumu aradım.limana girdiğimde beni karşılamaya gelmişti.KAYRA Giresun temsilcisi Özer AKBAŞLI dostun teknesine aborda oldum.Özer bey denizciliğe gönül vermiş her aktivitede faaliyet gösteren bir deniz dostu.Giresun limanın bir tarafına kendi imkanlarıyla güzel bir iskele yaparak denizden gelen dostlara bir bağlanma yeri ile elektrik su ihtiyaçlarını karşılamak için güzel bir girişimde bulunmuş başarılıda olmuş,Volkan bey beni kendi yeri olan ÇARIKCI otelde bir oda ayırmışdı.

İskele

Akşam üzeri Özer bey ve Volkan beyle yemeğe gittik denizler üzerine sohbetler fikir alışverişleri yaptık.Orada gördümki belediye Giresun yelken klübü var olmasına ve 5 tanede kendi imkanlarıyla aldıkları optimistleri olmasına karşın bir yer tahsis etmemiş.Barınacakları hiçbir yer yoktu buna rağmen çocuklar zor koşullarda olsalar Giresun’da beş tane uçuşan kelebekler gibi minik deniz yüreklileri görmek beni çok mutlu etti.Yelken klüplerinin temel sorunu Belediye başkanlarının ve Valiliğin bu spora sıcak bakmaması ,Oysa bu kıyılardan dünyaya nam salmış nice denizcilerimiz çıkmıştır.Unutmayalım ki Kültür her zaman denizden gelmiş ve tarihte bile ilk uzun ticaret denizcilikle gelişmiştir.Umarım Sporun sadece futbol olmadığını kavrayan yerel yönetimler oluşdukca,denizciliğimiz tarihte olduğu gibi öncü yerini alacaktır.

Özer Akbaşlı İle Giresun

Trabzon Günleri

Trabzon Günleri

Dört gün sonunda hava nihayet dinmişti. Çakan şimşekler, uğuldayan rüzgar ve azgın denizler munis bir edayla çağırıyordu.Sabah sekiz sularında palamarlarımı çözerek Rize limanından ayrıldım.Rüzgar 6knt poyraz esmekte,pupa seyriyle fıçı burnuna doğru rota tutdum.Fıçı burnunu geçince sürmene koyu göründü.Oldukca geniş bir koy sürmene koyu 4dm açıktan Trabzon’a doğru ilerledim.Sürmene açıklarındayken denizde dalıp batan bişiler dikkatimi çekti dikkatlice bakınca deniz üzerinde yüzen kocaman ağaç tomrukları gördüm.ikizdere’den yağmurun etkisiyle denize gelen kocaman ağaç kütükler dolaşıyordu.dikkatlice aralarından geçdim buralarda seyir yapacak dostlarımın çok dikkatli olmalarını özellikle tavsiye ederim.sürmene koyunu geçince Trabzon tam karşımdaydı.saat 14 sularında Trabzon limanına girerek sahil güvenlik komutanlığının önüne aborda oldum yanaşırken sahil güvenlik komutanlığı çalışanları yardımcı oldular AYDEDE’nin palamarlarını bağladılar.Doğu Karadeniz sahil güvenlik komutanı binbaşı Hakan ŞENGÜL beni makamına davet ettiler denizler üzerine sohbet ederek anı olarak bana bir atkı hediye ettiler.Buradan tüm sahil güvenlik komutanlıklarının biz denizcilere yaptıkları katkıdan dolayı teşekkürlerimi iletiyorum.Teknemi netaladıkdan sonra telefonum çaldı baktıdığımda Şafak MORGÜL ağabey hattaydı.Hakan Trabzon’dayım seni ziyarete geliyorum dediğinde çok mutlu oldum.Şafak ağabey ile Sümela manastırını görmeye gittik.Muhteşem bir doğa içerisinde inanılmaz bir şekilde inşa edilmiş bir yapı.Mutlaka görülmesi gereken bir yer Yavaş yavaş gün kararırken Şafak MORGÜL ağabey ile vedalaşarak tekneme döndüm.Yorgun olduğum için hemen uykuya dalmışım.Sabah uyandığımda teknemin eksiklerini tamamladım.Zaman öğleyi bulmuş kuvvetlice karayelde başlamıştı.1 gün daha Trabzon’da kalmaya karar verdim.

Rize Günleri

5 Temmuz Salı sabah tüm hazırlıkları tamamlayarak saat 09.30 da hopa limanından yaklaşık 70 gün sürecek seyahatima iki dostum Mehmet ve hüseyinin uğurlamasıyla başladım.Tam hopa limanından çıkdığımda telefonum çaldı ve Lütfi ağabey aradı hakan mutlaka Arhavi limanına bekliyoruz dedi kıramadım ve peki ağabey uğrayacağım dedim. Arhavi limanı Hopa’ya 8dm mesafede muhteşem bir balıkcı barınağı.Barınağa girdiğinizde sanırsınız özel bir sitenin barınağındasınız.40m2 lik yaklaşık 60 a yakın evden oluşan her ev villa gibi yapılmış her evin kendine ait bir iskelesi olan aileleri ile doyasıya denizi yaşayan Arhavi’li deniz dostları.Her evin önünde çiçekler şık ve bakımlı bir barınak.insanları oldukca sıcakkanlı ve dostlar.Sanırım Arhavi balıkcı barınağı Türkiye’de bir ilk.Keşke tüm balıkcı barınaklarımız Arhavi barınağı gibi olabilse.Buradan tüm Arhavi balıkcı barınağında bu güzellikleri yaşatan dostlararıma selam olsun.Lütfi ağabey ve diğer deniz yürekli dostlarla çay molası verdiğim arhaviden beni uğurlamalarıyla saat 12.30 da ayrıldım.Rüzgar karayelden 14knt esiyordu mecburen tramolalarla 40dm mesafedeki Rize’ye ulaşabilecekdim. Keyifli bir seyirle önce poti açıklarına daha sonrada tramola atarak Pazar açıklarına geldim.tekrar açılarak tekrar tramola ve Hemşin önlerine geldiğimde saat 19 olmuşdu.kısa bir yelkenseyrinden sonrada gündoğdu önlerindeydim hava kararmış gün batmışdı yelkenlerimi kapatarak motorumu çalıştırdım liman çakarını görüp rize limanına girdiğimde saat 21 olmuşdu.Sahil güvenlik 122 nolu bot komutanı üsteğmen Burak çakır komutan talimatı ile yanlarındaki iskeleye aborda oldum.Sıcak içden tavırları ile sahil güvenlik çalışanları palamarlarımı bağlamama yardımcı oldular.Her koşulda denizcilerimizin yanında olan sahil güvenlik komutanlığının sıcak karşılamasıyla Rize’deydim.Daha sonrasında Şafak MORGÜL ağabey gelerek beni yemeğe götürdü. Güzel bir rize akşamından sonra teknem aydede’ye dönerek yattım.sabah Şafak ağabeyle sözleşdik ve ikinci bahar diye bir yerde sabah kahvaltısına Gittik.Muhteşem Rize manzarasıyla kahvaltı sonrası Şafak ağabey “hakan sen hep denizden dağları tepeleri gördün şimdi seni dağlardan denizleri görmeye götüreyim” dedi ve yola koyulduk.Pazar ilçesinden dağlara doğru fırtına deresi yanından ilerledik.Muhteşem bir doğa içerisinde ilerliyorduk. El değmemiş sık ormanlar içerisinden çamlı hemşine yaklaşırken “EKODANİTAP” adını verdikleri fırtına deresi yamacında bir yere gittik.Mehmet ve Kader demirci oğulları dağlar ile tanıştık muhteşem bir cennet yaratmışlardı.Heman dağ böğürtlenleri topladılar ve isli peynir ikram ettiler 4 adet müstakil evden oluşan birde pansiyonları vardı.inanılmaz bir doğa içerisinde bakir bir yaşamı özleyen deniz dostlarına tavsiye ederim.Siteleri www.turkutour.com. Ayrılık zamanı gelmişdi Mehmet ve Kader dostlarla vedalaşarak zilkaleye doğru yola koyulduk inanılmaz manzaralar eşliğinde şenyuva köprüsü daha nrasında zilkale’ye ulaşdık.Bu kalae ipekyolu üzerindeki bir yermiş ve uzun zamanlar kontrol görevide üstlenmiş bir kale.daha sonrasında AYDER yaylasına doğru yola koyulduk Ayder yaylası1350 mt rakında muhteşem doğasıyla ülkemin ayrı bir cennet köşesi.sık ve bakir ormanları inanılmaz doğa manzarası ile Ayder yaylasını da geçerek Kaçkar eteklerine ulaşdık rakım 1750mt yi bulmuşdu.Bende baş ağrısı gözlerimde havif bir sızı hissetmeye başladım ve Şafak ağabeye artık dönelim buradan sonrası benim harcım değil dedim. Dağcı dostların verdikleri mücadelenin bir bölümünüde yaşamışdım.Ayder yaylasının biraz üzerindeki bir yerde yemeklerimizi yiyerek saat 22.30 tekneme döndüm.Hava dönmüş dışarıda şimşekler çakmaya başladı.tüm gece ve bu gün 7 temmuz öğleye kadar yağmur yağdı.Nasip olursa yarın 40dm mesafedeki Trabzon’a doğru seyre çıkacağım.Yolu Rize’ye düşen tüm deniz yürekli dostlar sizlerde eşsiz güzellikdeki Rize dokusunu yaşamanız dileklerimle Sağlık ve esenlik dolu günler dilerim.