• Slideshow

    Get the Flash Player to see the slideshow.
  • Sormak İstedikleriniz?

    Hakan Güvenç'e sormak istediğiniz sorular için tıklayınız.
  • Son Yazılar

  • Son Yorumlar

    • Gülcan: Her zamanki, güzel kalemin ve anlatımınla sanki oradaymışım gibi hissettirdiğin duygularla, yine...
    • gizem: çooooook güzel bir yermiş valla bende gitmek isterdim
    • Zafer: Sevgili Hakan, Geçen yaz şişme botla geldiğin Kalamış Marinada ki gece sohbetimizin tadı damağımızda...
    • Erol Erdoğan: Sevgili hakan bey seyahatinizi ve yazılarınızı ilgiyle izlemeye devam ediyorum.Selam ve sevgiler.
    • burak: selam hakan agbi ne zaman bizim sulara geleceksin
  • Arşivler

Uzun Geçiş

Yaklaşık 6 gün Terme barınağında kaldım hava bir türlü dinmemiş denizler olabildiğince çoşmuşdu.Önümde oldukca uzun bir geçiş vardı. Tüm hazırlıklarımı tamamlayarak hem kaybettiğim zamanı kazanmak için 285 deniz mili mesafedeki Ereğli limanına ulaşmak için 72 saat’lık bir geçiş için her şey tamamdı havada oldukca sakinlemiş seyir zamanı gelmişdi.Terme’de kaldığım süre içerisinde bana her konuda yardımcı olan tüm dostlarla vedalaşarak öğleden sonra 14.30 da barınaktan ayrıldım.ilk burun çaltı burnuna doğru ilerledim deniz sakin ancak kaba dalgalıydı.Güzel bir seyir sonrası çaltı burnunu dönerek civa burnuna doğru rota tuttum.Çaltı ile civa burnu arasında rivayetlere göre eskiden amazon’lar yaşamışlar çok uzun bir kumsal ve burası milli park ilan edildiğinden hiçbir yerleşim yeri yok.her havaya açık bir geçiş.Karadenizli balıkcıların bile havayı kollayarak geçtikleri bir yer.Yaklaşık 4.5 saatlik bir sürede civa burnunu geçdim Gün batmış Samsun ışıkları görünüyordu.Rotam incir burnu olduğundan açık geçişle Samsun’a uğramadım saatler 22 olmuş ay tüm güzelliği ile denizi aydınlatıyordu.

İncir burnuna  ulaştığımda saat 02 olmuştu. Buradan sonraki rotam Bafra burnu..Yelkenlerimi ayarlayıp Bafra burnu istikametinde ilerledim.bafra burun fenerini gördüğümde gün yavaş yavaş ağırıyor.gecenin karanlık rengi mavi ve kızıla dönüyordu.Kamaraya inerek bir kahve yaptım ve havuzluğa oturarak kahvemden bir yudum aldım.Ancak hava dönmeye başlamıştı anlaşılan zor bir gün beni bekliyordu.Daha kahvemi bitirmeden rüzgar kuzey batıdan 18 knot olmuştu bile..emen ilk camadanı vurarak genoa’yı biraz küçülttüm.ancak hava hala hızla yükseliyordu.24knt ‘a kadar yükselmişti rüzgar ikinci camadanıda vurarak devam ettim.denizler köpük köpük olmaya başlamıştı.tam Bafra fenerini bordaladığımda rüzgar 32knt esiyor dalga yaklaşık 2.5mt tam kafadan geliyordu.AYDEDE dalgalara vurdukca her tarafından inanılmaz gümbürtüler geliyor ama onun bu havaları aşacağından emin olduğum için biraz rahattım.içeriye Yakakent limanına sığınayım diye düşündüm ancak bu dalgada dönüş yapmak çok tehlikeli olacağından Sinop ince burun’a doğru rota koyarak ilerledim.Dalgalar güverteden aşıyor bazen AYDEDE denizaltı kimliğine bürünerek gidiyor daha sonrasında bir balinanın nefes almak için sularda çıkışı gibi yükseliyor her tarafından denizler akıyordu.Tam bir mücadele veriyorduk saatler süren boğuşmanın ardından akşam 19 gibi ince burun’a yaklaşdık rüzgar hafiflemiş sanki o halinden eser kalmamıştı.

Doğa hiç hata yapmamıştı.Çünki ince burun ülkemizin en kuzey ucu olup buradan sonrasında hakim rüzgarı poyrazdı.İnce burun fenerini bordaladığımda rüzgar kuzey doğudan 9knt esmeye başladı.artık zorluklar bitmiş keyifle gidiyorduk AYDEDE ile..İçeri girerek sırılsıklam olmuş tulumumu çıkardım kuru bir şeyler giyerek bir konserve açıp havuzluğa oturdum gün yavaş yavaş kaybolmakta gecenin ayrı güzelliği yaklaşmaktaydı.Ay dolunay olduğundan keyfim bir kat daha artmıştı.Eskilerin tabiri aklıma gelmişti.”AY AYAKDA ..KAPTAN YATAKDA..AY YATAKDA ..KAPTAN AYAKDA” eski denizcilerimizin güzel bir tabiri..Saat 22 civarında uyku iyice çökmüştü hazır hava güzelken biraz uyumalıydım.otopilot ve radarı kurarak saatimi 30 dk sonra çalması için alarmını kurarak yattım.uykunun en tatlı anında deliler gibi zil sesleriyle uyanarak yelkenleri ve rotamı kontrol ettim bu işler yaklaşık 10dk mı alıyor ve her şey normalse tekrar 30 dk lık uykuya dalıyordum.bir gece daha geride kalmış artık gün ağarıyordu güzel bir gece seyri olmuş ay ve rüzgar gece boyu bizden yana olmuş beni ve AYDEDE’yi sinelerinde barındırmışlardı.Yavaş yavaş KEREMPE burnuna doğru ilerliyorduk burasıda zorlu burunlardan biriydi.Kerempe burnunu bordaladığımızda rüzgar kuzey doğudan yani poyraz başlamıştı.Dalgalar tam pupamızdan gelmekteydi.burada da olan oldu ve rüzgar 25knt kuzey doğudan esiyor dalga boyu yükseliyordu.Oto pilot ne yapacağını şaşırmışcasına, bir oyana bir bu yana yekeyi rotada tutmaya çalışıyordu.camadan vurarak daha fazla oto pilotu yormadan dümeni aldım.dalgalar arkadan geliyor önce aydede’nin kıç havaya kalkıyor daha sonra bir yokuştan inercesine aydede burnunun üzerinde surf yapıyordu.

Sıkıntılıda olsa kafadan denizler almaktan çok daha keyifliydi.Hiç olmazsa aydede üzerinde bam güm sesleri olmuyordu.Tüm gün bu şekilde seyir yaparak gece oldu denizler sakinleşti akşamüzeri poyraz hızını düşürerek 9knt ile bize güzel bir gece vaad ediyordu.gecede aynı şekilde 30 dk lık uykularla KİLİMLİ önlerine gelmişdik .ZONGULDAK fenerini bordalayarak EREĞLİ LİMANINA DOĞRU İLERLEDİK.Ereğli limanına ulaştığımda saat 13 olmuşdu.Ereğli limanındaki petrol ofis’in önüne bağlandım.72 saatdir doğru düzgün uyumadığımdan ve 285dm geride bırakmanın huzuru ile derin bir uykuya daldım.

Ordu Günler

İki gün kaldığım Giresun’dan Sabah 08 de hareket ettim.Anılarla dolu bir limandan daha ayrılmanın hüznü ,yeni bir limana ulaşmanın mutluluğu ile karmaşık duygularla Giresun limanından ayrıldım.Rüzgar kuzeybatıdan 8knt esmekte deniz hafif kaba dalgalı AYDEDE orsa seyrini sevdiğinden bu hafif karayelden hoşnut.4.5knt hızla orduya doğru ilerliyor.güzel bir kıyı seyriyle saat 15de Ordu kumbaşı balıkçı barınağına bağlandım.Barınak Tam bir keşmekeşlik.Teneke damlı derme çatma klübeler herkes kendince bir şeylerle uğraşıyor,sanırım bu barınağa giren tek yelkenli tekne bendim.Balıkçı dostlar gelip halhatır sordular tekneyi merakla incelediler en ilgimi çeken “BU TEKNE KAÇ YAPIYOR KAPTAN” diye sordular.onlar için teknenin motoru ve hızı önemliydi.Motor 9bg deyince hepsi ağız büküp beğenmediler.Tavsiyeleri arasında 85bg bir motor takmalıymışım..Israr etmeyip dikkate alacağım dedim sadece.ilginç bir yerdeydim.Akşam olunca birşeyler yedim ve teknemin kıç kasarasında oturdum hava kararmış,barınakta garip müzik sesleri içerisinde gece büyüsüne bürünmüştü.Bir araç durdu..İçerisinden iki kişi inip yanıma gelerek kibar bir sesle”iyi akşamlar ben Bahadır NAZLI”..bende ayağa kalkarak memnun oldum ben Hakan diye yanıtladım.Bahadır bey buralara pek yelkenli tekne gelmiyor tekneyi görünce merhaba demek için uğradım deyince buyur ettim kendilerini.Daha sonra soyadınız nedir Hakan bey diye sordular güvenç diye yanıtlayınca Ben sizi tanıyorum.Geçen yıl botla dolaşan sizdiniz değimli deyince koyu bir sohbet başladı.Bahadır bey denizciliğe gönül vermiş ticaretle uğraşan Deniz yürekli bir dost.Sohbetimiz gece 01e kadar sürdü.O gün Ordu yelken klübünü kurmuşlar buna nasıl mutlu olmuştum.

Ertesi gün Bahadır beyle buluştuk Ordu’ yu beraberce dolaştık ve en önemlisi Ordu belediye başkanı sn.Seyit TORUN beyi makamında ziyarete gittik.Seyit beyin yelken sporunun gelişmesi için ve yeni kurulan Ordu yelken klübüne verdiği destekleri gördüğümde mutluğum birkat daha arttı.Giresun’nun yerel yöneticilerinin yelken sporuna olan duyarsızlıkları karşısında Ordu belediye başkanı Seyit TORUN ‘nu Yürekten alkışlıyorum.Huzur dolu bir günün ardından Bahadır beyin konukseverliliği ile birkaç gün daha Ordu’da kaldım.Bahadır bey ve eşi Sedef hanım Ordu etrafındaki birçok yöreyi gezdirdiler.Sitem aracılığı ile kendilerine tekrar tekrar teşekkür ederim.Adını sayamadığım Ordu ilinde tanıştığım diğer tüm dostlara da buradan saygılarımı iletiyorum.İleriki yıllarda çok yetenekli sporcular çıkaracağına hiç şüphem yok.bir gün kalmak için uğradığım Ordu’da 4 gün kalmış ve artık yolculuk zamanı gelmişdi.Tüm dostlarla vedalaşarak sabah 08 de ordu kumbaşı barınağından ayrılarak Fatsa limanına doğru rota tuttum.

Hava hiç esmiyor sanki göl gibi bir deniz Perşembe önlerine ilerledim.Feneri bordalayınca YASON burnu göründü fenerin içlerine doğru “mersin” balıkçı barınağı görünüyordu.Yason burnuna ilerledim.Burunu dönünce kuzeydoğudan poyraz rüzgarını alınca keyifli bir seyirle Fatsa limanına ulaştım.Sahil güvenlik 125 nolu bot’un arka tarafına bağlandım bağlanmama sahil güvenlik çalışanları yardımcı oldular.Her zaman denizden gelenlere ve denizde olanlara kucak açan sahil güvenlik çalışanlarının sıcak karşılamasıyla Fatsa limanındaydım.Teknemin elektronik arızası vardı. Malzemeleri sökerek Servise yolladım birkaç gün Fatsa’da kalacaktım.Süre uzamış Bahadır bey beni burada da yalnız bırakmamıştı.5 gün Fatsa’da kaldıktan sonra sahil güvenlik 125 nolu bot komutanı üsteğmen Oğuz ERYILMAZ bey ve tüm gemi personelinin uğurlamasıyla Terme limanına doğru seyir yaptım.Elektronikler şimdilik iyi çalışıyordu.ancak Fatsa önlerine geldiğimde tekrar aynı arıza oluştu tüm ekran karadı.Hemen haritayı çıkararak üzerinde mevki koyarak Terme limanına ulaştım.Henüz tamamlanmamış olan terme limanındaydım.Daha önceki seyahatimden tanıdığım ATASOY teknesine bağlandım.Biraz sonrada teknenin sahibi Mustafa ve Nevzat kardeşler gelerek neşeli bir şekilde kucaklaşarak güzel bir sohbete başladık. artık Ordu ilinden ayrılmış Samsun ili sınırlarındaydım.

Giresun Günleri

Trabzon’dan Sabah 08 de güzel anılar ve dostluklarla 65dm mesafedeki Giresun’a doğru rota tuttum.Hava açık rüzgar kuzeyden 7knt esiyor yelkenler tam arma apaz seyriyle, halk arasında yoroz burnu olarak bilinen, haritalarda ışıklı burun’a doğru 5knt hızla ilerledim.Yoroz burnu balıkcı barınağına girdim burası efsanelerle dolu ilk burundu.10 dk kadar barınağın içinde durarak kale burnuna doğru ilerledim.kale burnunu dönerken inanılmaz derece akıntıyla karşılaşdım 6dm hızla giden AYDEDE birden 2.8dm hıza düşdü.biraz zorlayarak burayı geçince rahatladık.Görele önlerinden geçerek Karaburun’uda dönerek Tirebolu göründü.Havada akşama dönüyordu ve Tirebolu’da kalmayı planladım ve saat 18 gibi Tirebolu limanına bağlandım.

Giresun Limanı

Tirebolu son derece bakir ve doğallığını bozmamış tarihsel dokusundan hiçbişi kaybetmemiş kültürel açıdan kendini geliştirmiş bir ilçemiz.Güzel plajları ve çeşitli etkinlikleriyle Karadeniz içerisindeki müstesna yerini barındırmakta.Gün kararırken bulutlarda gelmeye başladı.hava kapadı ve 20knt karayel eşliğinde sağınak yağmur geldi.Tüm gece yağarak güzel bir uyku çektim sabah uyandığımda hava açmış bulutlarda dağılmaya başladı.Hemen hazırlanarak 20 dm mesafedeki rizeye doğru 09 da limandan ayrıldım.çam burnuna kadar kuzeyli rüzgarla 6dm hızla ilerledim.çam burnundan sonra hava düştü ve her yönden garip bir esinti yaptı.yelkenleri kapatarak motorla Giresun adası önlerinde daha önceki seyahatimden tanıdığım Giresun yelken ajanı Volkan YILMAZTÜRK dostumu aradım.limana girdiğimde beni karşılamaya gelmişti.KAYRA Giresun temsilcisi Özer AKBAŞLI dostun teknesine aborda oldum.Özer bey denizciliğe gönül vermiş her aktivitede faaliyet gösteren bir deniz dostu.Giresun limanın bir tarafına kendi imkanlarıyla güzel bir iskele yaparak denizden gelen dostlara bir bağlanma yeri ile elektrik su ihtiyaçlarını karşılamak için güzel bir girişimde bulunmuş başarılıda olmuş,Volkan bey beni kendi yeri olan ÇARIKCI otelde bir oda ayırmışdı.

İskele

Akşam üzeri Özer bey ve Volkan beyle yemeğe gittik denizler üzerine sohbetler fikir alışverişleri yaptık.Orada gördümki belediye Giresun yelken klübü var olmasına ve 5 tanede kendi imkanlarıyla aldıkları optimistleri olmasına karşın bir yer tahsis etmemiş.Barınacakları hiçbir yer yoktu buna rağmen çocuklar zor koşullarda olsalar Giresun’da beş tane uçuşan kelebekler gibi minik deniz yüreklileri görmek beni çok mutlu etti.Yelken klüplerinin temel sorunu Belediye başkanlarının ve Valiliğin bu spora sıcak bakmaması ,Oysa bu kıyılardan dünyaya nam salmış nice denizcilerimiz çıkmıştır.Unutmayalım ki Kültür her zaman denizden gelmiş ve tarihte bile ilk uzun ticaret denizcilikle gelişmiştir.Umarım Sporun sadece futbol olmadığını kavrayan yerel yönetimler oluşdukca,denizciliğimiz tarihte olduğu gibi öncü yerini alacaktır.

Özer Akbaşlı İle Giresun