Kuşadası - Marmaris

24 eylül Çarşamba..iki gün kaldığım Kuşadası setur marinadan sabah 07 de ayrıldım.Hava puslu hiç rüzgar yok.Homurdayarak sular atarak motor seyriyle dilek boğazına doğru rota tuttum.Dilek yarımadasına yaklaşırken 8knt yıldız esmeye başladı.Hemen yelkenleri tam arma basarak motoru kapattım.inanılmaz bir dinginlik başladı.Yelken seyrinin dayanılmaz cazibesiyle bayrak adayı geçerek didim’e doğru rota tuttum.saatler öğlen olmuş meşhur dilek yarım adasının civarna’ları başlamıştı.18knt esiyor aydede’de bu rüzgarla 27 derece yatarak 7knt hızla ilerliyoruz.Saatler 17 ye geldiğinde hava dahada kapattı yağmur bulutları gelmeye başladı.Daha önceki seyahatimden bildiğim gümüş koya girmeye karar verdim.gümüş koy lodos a kapalı dip kum ve iyi demir tutan bir koy.4mt suya gelerek demir attım.Ultra çıpam her zamanki gibi tek seferde tutmuştu.Aydede’yi netaladıkdan sonra botuma binerek kıyıya çıktım.Geçen seneden tanıdığım Bülent dostumla karşılaştım.Sarıldık sohbet ettik.Bülent dostum her sene bu koya çadır kurarak ailece tatil yapıyorlar.Vedalaşarak Kayığıma döndüm.Birkaç bişi atışdırdıktan sonra uykuya daldım.

Sabah 06..hava kapalı kasvetli bir hava.ama bodrum a ulaşmam lazım..kısa bir kahvaltı yaparak Gümüş koydan ayrıldım.Rüzgar 14knt lodos esmekte.çok iç açıcı bir hava değil ancak devam etmem gerekiyor.güllük körfezi ortalarında hava dahada sertledi 24knt esiyor camadan vurup genoa küçülmüş.yaklaık 2mt dalga kaldırmış dala bata ilerliyoruz.deniz üzerinde bir şey dikkatimi çekti tam puruvamda bir kara parçası gibi bişi görünüyor.GPS e bakıyorum öle birşey yok..hemen haritayı açtım ondada birşey görünmüyor..ama ben yaklaşıyorum o karaltıya…anten gibi bişiler gözüktü ..yaa hakan topuk olmasın üzerindede bir alemet var galiba derken dürbünle baktım..inanılır gibi değildi kocaman bir denizaltı ve tam üzerime geliyor …Simsiyah ada gibi bişi 2 deniz mili mesafede beni fark ettiler.ve iskele iskele yaklaşık 300metre açığımdan geçtiler.köprüsünde birkaç kişi dürbünle etrafı kolluyor üzerinde hiçbir yazı veya bir simge yok .. dalgaları yararak koca gövdesiyle yoluna devam etti..Bende dala bata yalıkavak önlerine geldim.Burada hava düşmüş 5knt esiyordu .Gümüşlük’ü bordalayınca Rüzgar şiddetini artırarak 27 knt a çıktı..tekrar camadan vurarak turgutreis d-marina’ya doğru devam ettim.Telsizle 72.kanaldan çağrı yaptım.Marina girişinde palamar botu ve dostlarım oradaydı.E pantona bağladım saatler 16 olmuştu hava şiddetli ama ben emniyetli d-marindeydim.

D-marin Aydede ve benim için çok özel bir yer çünki Aydede denizle ilk olarak buradan sulara indirildi ve Bize 6 ay boyunca ev sahipliği yaptılar.Buradan başda marina müdürü sn Ali BEZİRGAN olmak üzere tüm d-marin’a çalışanlarıma teşekkürlerimi iletirim.İki gün misafirleri oldukdan sonra 28 eylül saat 09 da turgutreis d-marin’den ayrılarak bodrum a doğru rota tutdum.Burada içmeler tersanelerinin önünde alargada duran sevgili dostum Teoman SARIASLAN’nın teknesi su dünyası’na aborda oldum.Teoman dostum Teknesinde yaşayan uzun seyahatler yapmış tek başına hint okyanusunu iki kere geçen,medyatik tarafı olmadığı için pek bilinmeyen usta bir denizcimiz.Teoman’nın teknesine bağlandıktan sonra sonra bayram süresince yaklaşık 5 gün su dünyasına abordalı kaldım.İki gün kalmayı planlamışdım ancak Teoman maldivler’e doğru gideceğinden uzun süre görüşemeyiz diye düşündün zaten denizlerde pek elverişli değildi.Ayrılık zamanı gelmişti..Kadir TANKUT ve Teoman SARIASLAN dostumla vedalaşarak sabah 08 de Karaada’ya doğru rota tuttum.Son kez arkama baktığımda 17mt lik saç su dünyası ve Teoman dostu gördüm.Yapacakları tüm seyahatlerde kolayına denizler dileyerek KNİDOS burnuna doğru rota tuttum.Güzel bir seyirle saat 13 gibi Knidos burnunu döndüm.Rotam palamut bükü.Saat 16 da palamut büküne bağlandım.Muhteşem bir doğası var palamut bükü’nün Elektrik ve su aldım hazırlıklarımı tamamlayarak Bozukkkale’ye doğru rota tuttum.Sularımızdan çıkıp Yunanistan sularına girince sancak gurçataya yunan bayrağı toka ettim.Simi adasına yaklaşıyordum GPS den baktım bir kanal var.Bu kanaldan geçersem yolum kısalacak ve Simi adasının kanalına doğru ilerledim kanal dar ancak derinlik 5mt civarlarında dikkatli geçmek gerekiyor.kanalı geçince Simi yerleşim yerindeydim.Bir yunan botu gelerek ,feribot yanaşacak bir süre bekleyin dediler.Son derece nazik ve kibar davrandılar yaklaşık 25 dk bekledim feribot yanaştı ve ben simi’den ayrılarak ülkem sularına doğru devam ettim.saatler 15 i gösterirken Bozukkkale’deki en dipdeti tahta iskeleye bağlandım.Elektrik ve su yok ancak bunlara ihtiyacımda yoktu.Solar panelim gayet iyi çalışıyor saatde 7.5 amper akülerimi dolduruyor.Bence her teknenin mutlaka solar panel almasında fayda var.Bir gece bozukkale’de kaldıktan sonra sabah 08 de ayrılarak Marmaris’e doğru rota tutdum.Hava hiç yok deniz sanki göl gibi.motor basarak saat 13 gibi Marmaris yatch marinaya bağlandım.


Temmuz 7, 2009 - 14:19
hic gitmedim ama gorunur o ki cok guzel bi yer gidip gormek lazim
Temmuz 15, 2009 - 01:19
Neden artık yazmıyorsunuz?