Seyahat
13 eylül cumartesi….Hava nihayet düştü….pırıl pırıl masmavi deniz 13knot esen yıldız rüzgarı dayanılmaz cazibesiyle bizleri çağırdı engin maviliklere…Alargadaki kabuslar bitmiş yeni günün coşkusu kucaklamıştı.saat 09 da denizköy’den ayrılarak Karaburun a doğru rota tuttum.Sancak tarafımda midilli adası iskelemde silüet halinde ülkem kıyıları..karaburun’a yaklaştığımda saat 16 olmuştu.biraz daha devam ederek yeni liman balıkcı barınağına girdim.diğer adıyla tepeboz..çok sığ bir barınak girişi 1.5mt derinlik veriyor ama olsun aydede 80cm suya girebiliyor..bir gece yeni limanda kaldıkdan sonra sabah 07de ayrıldım.Çeşme ye doğru rota tuttum saat 14 sularında altınyunus marinaya bağlandım.

Marina yetkililerinin sıcak karşılamasıyla 2 gün altınyunus marinada kalarak tüm eksiklerimi tamamladım.17 eylül..hava yok denecek kadar az 7knt karayel esmekde.Çeşme boğazına kadar güzel bir seyir yaptım.Daha sonrasında alaçatı ya doğru rota tutdum.çeşme boğazını geçince rüzgarda kıble ye dırise etti güzel bir apaz seyriyle 16 gibi alaçatıdaydım.Alaçatı marinaya girmek istedim ancak bir bot gelerek dışarı çıkmamı hiç yerlerinin olmadığını söylediler ..Anladığım kadarıyla istememişlerdi orada olmamı bende ısrar etmeden marinanın tam karşısındaki koya demirledim.geceyi burada geçirerek sabah 06 da alaçatıdan ayrıldım hava inanılmaz sakin deniz göl gibi..Aydede nin 9bg lik motoru homurdanarak 4dm hızla ilerledik.ancak havanın bu denli sakin oluşu ilginçdi ve zaten saat 10 civarlarında açığa dürbünle baktığımda kabaran dalgaları görümüştüm.Hemen kaçış rotama baktım rotam üzerinde nergis koyu vardı ..nergis koyuna doğru ilerledim.tam koy girişine yaklaşdığımda lodos bindirmeye başlamışdı.Koyun ortalarına doğru demirimi attım.derken koy kalabalıklaşmaya başladı ve havadan kaçan birçok tekne buraya sığınmaya çalışıyordu birkaç charter teknesine demir atmasında yardımcı oldum.bu tekneleri kiralıyorlar ancak kiralayanlar neredeyse hiç denizcilik bilgisine sahip değiller nitekim bir tanesi gece demir tarayarak alman bayraklı güzelim hallbergrasy’nin sancak tarafına bindirince koy dinginliğini telaşa bırakdı..

Küçük bir koy ve kalabalık tekne trafiği ve bazılarıda acemi olunca kaza kaçınılmaz oluyor.Sabah erkenden demirimi alarak sığacık körfezine rota tutdum .Teke burnuna kadar her şey güzeldi ancak teke burnundan sonra lodos esmeye başladı ve oldukcada sertledi .en yakınımda kokar limanı vardı ve oraya doğru rota tutdum.Kokar limanına girdiğimde ağır denizler dışarıda kalmış balık çiftliklerinin arsından geçerek sahil güvenlik şamandırasına bağlandım.koy içerisinde bile zaman zaman 28knot rüzgar esmekteydi yapacak bişi yok bu gece buralıkdık aydede ile…saat henüz 13 olmuş yapacak bişi olmadığından bota binerek yakındaki balık çiftliklerine gittim bana balık ikram ettiler ve güzel bir sohbet başladı..

Güzel diyorum çünki güzel haberlerdi bizler için..”kokar koyu balık çiftliklerinden arındırılıyordu” gerçekdende gözlerimle gördüm süreleri dolmuş çiftlikleri 2deniznili açığa çıkarıyorlardı.İki gün kaldığım kokar limanından ayrılırken son balık platformunuda dışarı çekiyorlardı..sanırım kokar’ın tekrar eski haline gelmesi zaman alıcak ama olsun en azından artık balık çiftliklerinden arındırılmışdı.hava sertdi ve hiç istemesemde sığacık’a doğru rota tutdum çünki sığacık körfezin 15 deniz mili içerisindeydi.gir çık 30 denizmili yolum uzuyordu ancak gitmekden başka çare yokdu kokardan sığacık’a yaklaşık 3 saatlik bir seyir sonrası bağlandım eski dostlardan Ali URUŞAK dostum karşıladı.Daha sonrasındaYılmaz ERSOY dostumda geldi denizler üzerine sohbet başladı..sığacık marinadaki tüm tekneler başaltılmış herkes biryerlere gitmiş kimi alargada kimi bir kuytudaydı..marina bitinceye kadar yapılabilecek bişide yokdu.sığacık körfezi yenileniyor daha güzelleş,iyor olmasından mutlu oldum..kokar başaltılmış sığacık’a da marina yapılıyordu 2 gün sığacıkda kaldıkdan sonra 07.30 da demirimi alarak kuşadasına doğru ayrıldım..Körfez içerisi 4 knt civarında nereden estiği belli olmayan değişken rüzgarlarla doğanbey burnuna kadar ilerledim doğan bey adasını geçerken yağmur bulutları tepemdeydi..derken kuvvetli sağnak yağmur başladı.

Seferihisar balıkcı barınağına girdiğimde saatler 16 olmuş ve hava hala bardakdan boşanırcasına yağıyordu.bir gece Seferihisar balıkcı barınağında kaldım sabah yağmur dinmiş pırıl pırıl güneş açmış rüzgar hiç yok ve ben motor basarak kuşadasına doğru ilerledim öğlen 12 de her zamanki sıcak karşılamalarıyla setur Kuşadası marinadaydım.

Kasım 7, 2008 - 13:20
Her zamanki, güzel kalemin ve anlatımınla sanki oradaymışım gibi hissettirdiğin duygularla, yine alıp sürükledin o güzel diyarlara, koylara, güzelliklere…eşsiz doğaya… muhteşemsin…