Uzun Geçiş

Yaklaşık 6 gün Terme barınağında kaldım hava bir türlü dinmemiş denizler olabildiğince çoşmuşdu.Önümde oldukca uzun bir geçiş vardı. Tüm hazırlıklarımı tamamlayarak hem kaybettiğim zamanı kazanmak için 285 deniz mili mesafedeki Ereğli limanına ulaşmak için 72 saat’lık bir geçiş için her şey tamamdı havada oldukca sakinlemiş seyir zamanı gelmişdi.Terme’de kaldığım süre içerisinde bana her konuda yardımcı olan tüm dostlarla vedalaşarak öğleden sonra 14.30 da barınaktan ayrıldım.ilk burun çaltı burnuna doğru ilerledim deniz sakin ancak kaba dalgalıydı.Güzel bir seyir sonrası çaltı burnunu dönerek civa burnuna doğru rota tuttum.Çaltı ile civa burnu arasında rivayetlere göre eskiden amazon’lar yaşamışlar çok uzun bir kumsal ve burası milli park ilan edildiğinden hiçbir yerleşim yeri yok.her havaya açık bir geçiş.Karadenizli balıkcıların bile havayı kollayarak geçtikleri bir yer.Yaklaşık 4.5 saatlik bir sürede civa burnunu geçdim Gün batmış Samsun ışıkları görünüyordu.Rotam incir burnu olduğundan açık geçişle Samsun’a uğramadım saatler 22 olmuş ay tüm güzelliği ile denizi aydınlatıyordu.

İncir burnuna ulaştığımda saat 02 olmuştu. Buradan sonraki rotam Bafra burnu..Yelkenlerimi ayarlayıp Bafra burnu istikametinde ilerledim.bafra burun fenerini gördüğümde gün yavaş yavaş ağırıyor.gecenin karanlık rengi mavi ve kızıla dönüyordu.Kamaraya inerek bir kahve yaptım ve havuzluğa oturarak kahvemden bir yudum aldım.Ancak hava dönmeye başlamıştı anlaşılan zor bir gün beni bekliyordu.Daha kahvemi bitirmeden rüzgar kuzey batıdan 18 knot olmuştu bile..emen ilk camadanı vurarak genoa’yı biraz küçülttüm.ancak hava hala hızla yükseliyordu.24knt ‘a kadar yükselmişti rüzgar ikinci camadanıda vurarak devam ettim.denizler köpük köpük olmaya başlamıştı.tam Bafra fenerini bordaladığımda rüzgar 32knt esiyor dalga yaklaşık 2.5mt tam kafadan geliyordu.AYDEDE dalgalara vurdukca her tarafından inanılmaz gümbürtüler geliyor ama onun bu havaları aşacağından emin olduğum için biraz rahattım.içeriye Yakakent limanına sığınayım diye düşündüm ancak bu dalgada dönüş yapmak çok tehlikeli olacağından Sinop ince burun’a doğru rota koyarak ilerledim.Dalgalar güverteden aşıyor bazen AYDEDE denizaltı kimliğine bürünerek gidiyor daha sonrasında bir balinanın nefes almak için sularda çıkışı gibi yükseliyor her tarafından denizler akıyordu.Tam bir mücadele veriyorduk saatler süren boğuşmanın ardından akşam 19 gibi ince burun’a yaklaşdık rüzgar hafiflemiş sanki o halinden eser kalmamıştı.

Doğa hiç hata yapmamıştı.Çünki ince burun ülkemizin en kuzey ucu olup buradan sonrasında hakim rüzgarı poyrazdı.İnce burun fenerini bordaladığımda rüzgar kuzey doğudan 9knt esmeye başladı.artık zorluklar bitmiş keyifle gidiyorduk AYDEDE ile..İçeri girerek sırılsıklam olmuş tulumumu çıkardım kuru bir şeyler giyerek bir konserve açıp havuzluğa oturdum gün yavaş yavaş kaybolmakta gecenin ayrı güzelliği yaklaşmaktaydı.Ay dolunay olduğundan keyfim bir kat daha artmıştı.Eskilerin tabiri aklıma gelmişti.”AY AYAKDA ..KAPTAN YATAKDA..AY YATAKDA ..KAPTAN AYAKDA” eski denizcilerimizin güzel bir tabiri..Saat 22 civarında uyku iyice çökmüştü hazır hava güzelken biraz uyumalıydım.otopilot ve radarı kurarak saatimi 30 dk sonra çalması için alarmını kurarak yattım.uykunun en tatlı anında deliler gibi zil sesleriyle uyanarak yelkenleri ve rotamı kontrol ettim bu işler yaklaşık 10dk mı alıyor ve her şey normalse tekrar 30 dk lık uykuya dalıyordum.bir gece daha geride kalmış artık gün ağarıyordu güzel bir gece seyri olmuş ay ve rüzgar gece boyu bizden yana olmuş beni ve AYDEDE’yi sinelerinde barındırmışlardı.Yavaş yavaş KEREMPE burnuna doğru ilerliyorduk burasıda zorlu burunlardan biriydi.Kerempe burnunu bordaladığımızda rüzgar kuzey doğudan yani poyraz başlamıştı.Dalgalar tam pupamızdan gelmekteydi.burada da olan oldu ve rüzgar 25knt kuzey doğudan esiyor dalga boyu yükseliyordu.Oto pilot ne yapacağını şaşırmışcasına, bir oyana bir bu yana yekeyi rotada tutmaya çalışıyordu.camadan vurarak daha fazla oto pilotu yormadan dümeni aldım.dalgalar arkadan geliyor önce aydede’nin kıç havaya kalkıyor daha sonra bir yokuştan inercesine aydede burnunun üzerinde surf yapıyordu.

Sıkıntılıda olsa kafadan denizler almaktan çok daha keyifliydi.Hiç olmazsa aydede üzerinde bam güm sesleri olmuyordu.Tüm gün bu şekilde seyir yaparak gece oldu denizler sakinleşti akşamüzeri poyraz hızını düşürerek 9knt ile bize güzel bir gece vaad ediyordu.gecede aynı şekilde 30 dk lık uykularla KİLİMLİ önlerine gelmişdik .ZONGULDAK fenerini bordalayarak EREĞLİ LİMANINA DOĞRU İLERLEDİK.Ereğli limanına ulaştığımda saat 13 olmuşdu.Ereğli limanındaki petrol ofis’in önüne bağlandım.72 saatdir doğru düzgün uyumadığımdan ve 285dm geride bırakmanın huzuru ile derin bir uykuya daldım.



Ağustos 26, 2008 - 10:08
Hakan Bey,
Seyahatınızı takip ediyorum. Yazılarınızda, rüzgar şiddetinde ve yönünde teknenin orrtalama hızını da yazarsanız daha bilgilendirici olacaktır.
Ayrıca her yolculuk ayağına başlama ve bitiş tarihleri ile o ayakta yelken ile gidilen toplam zaman ve motor ile gidilen toplam zaman belirtilirse bizler için daha aydınlatıcı olacaktır.
Bizim kullandığımız birim sisteminde deniz mili yazlırken dm diye kısaltılmaz. Deniz mili açık olarak yazılmalı zira dm kısaltması desimetre için kullanılmaktadır.
Selam ve sevgiler.
Rüzagarın bol pruvan neta olsun.
Orhan Barut
Ekim 16, 2008 - 16:11
Sevgili hakan bey seyahatinizi ve yazılarınızı ilgiyle izlemeye devam ediyorum.Selam ve sevgiler.