Trabzon Günleri

Dört gün sonunda hava nihayet dinmişti. Çakan şimşekler, uğuldayan rüzgar ve azgın denizler munis bir edayla çağırıyordu.Sabah sekiz sularında palamarlarımı çözerek Rize limanından ayrıldım.Rüzgar 6knt poyraz esmekte,pupa seyriyle fıçı burnuna doğru rota tutdum.Fıçı burnunu geçince sürmene koyu göründü.Oldukca geniş bir koy sürmene koyu 4dm açıktan Trabzon’a doğru ilerledim.Sürmene açıklarındayken denizde dalıp batan bişiler dikkatimi çekti dikkatlice bakınca deniz üzerinde yüzen kocaman ağaç tomrukları gördüm.ikizdere’den yağmurun etkisiyle denize gelen kocaman ağaç kütükler dolaşıyordu.dikkatlice aralarından geçdim buralarda seyir yapacak dostlarımın çok dikkatli olmalarını özellikle tavsiye ederim.sürmene koyunu geçince Trabzon tam karşımdaydı.saat 14 sularında Trabzon limanına girerek sahil güvenlik komutanlığının önüne aborda oldum yanaşırken sahil güvenlik komutanlığı çalışanları yardımcı oldular AYDEDE’nin palamarlarını bağladılar.Doğu Karadeniz sahil güvenlik komutanı binbaşı Hakan ŞENGÜL beni makamına davet ettiler denizler üzerine sohbet ederek anı olarak bana bir atkı hediye ettiler.Buradan tüm sahil güvenlik komutanlıklarının biz denizcilere yaptıkları katkıdan dolayı teşekkürlerimi iletiyorum.Teknemi netaladıkdan sonra telefonum çaldı baktıdığımda Şafak MORGÜL ağabey hattaydı.Hakan Trabzon’dayım seni ziyarete geliyorum dediğinde çok mutlu oldum.Şafak ağabey ile Sümela manastırını görmeye gittik.Muhteşem bir doğa içerisinde inanılmaz bir şekilde inşa edilmiş bir yapı.Mutlaka görülmesi gereken bir yer Yavaş yavaş gün kararırken Şafak MORGÜL ağabey ile vedalaşarak tekneme döndüm.Yorgun olduğum için hemen uykuya dalmışım.Sabah uyandığımda teknemin eksiklerini tamamladım.Zaman öğleyi bulmuş kuvvetlice karayelde başlamıştı.1 gün daha Trabzon’da kalmaya karar verdim.




Kasım 6, 2008 - 08:44
çooooook güzel bir yermiş valla bende gitmek isterdim