Gökovada Üç Gün

9 mayıs sabahı saat 10 gibi Turgutreis marinadan ayrılarak Gökova’ya doğru yola çıktım önce Bodrum’a uğradım. İçmelerde karada duran teknesinden Teoman dostumuda alarak Gökova’ya rota tuttuk ancak zaman ilerlemiş önümüzde 40dm.yol vardı saat 14 ü bulmışdu. Rotamız okluk koyu tahmini varış zamanımız gece 21 veya 21.30 olarak belirledik.karaada kuytusunda hiç rüzgar yokdu ancak ada açığına çıkdığımızda pupamızdan 23knt rüzgar esiyordu. keyifli bir seyirle okluk girişine yaklaşdık.hemen radarı açarak koyun en dibindeki tahta iskeleye yanaşdık.

O denli bakirdirki okluk teomanla fısıltı şeklinde konuşuyor ve net bir şekilde birbirimizi duyuyorduk. Birkez daha anladımki şehir yaşamında aslında ne çok gürültü kirliliği var.insanlar bile bağıra bağıra konuşuyor.Okluk koyunun alaca karanlığında yarım ay eşliğinde puhu kuşlarının sesleriyle uykuya daldık. Sabah erkenden uyanıp kahvaltı hazırlıkları yaparken büyük üstadımız Sadun BORO ağabeyim dingiyle bizim bağlı olduğumuz iskeleye geldi.Kendisiyle biraz sohbet edip hasret giderdikden sonra sadun ağabey sabah yürüyüşü için ormanın içlerine doğru yürüdü.bizde kahvaltımızı yapı koyu yürüyerek dolaşdık.

Saat 12 ye geliyordu Teomanla karacasöğüt’de yaşayan Haluk KARAMANOĞLU ağabeyi ziyerete gitmeye karar verdik.Hazırlıklarımızı yaptık tam çıkarken sadun ağabeyi ziyarete gelen Haldun SEVEL ve Çetin KENT ile karşılaşmakda güzel bir sürpriz oldu.onlarlada kısa bir sohbetin ardından demir alarak oklukdan ayrıldık.Hava parçalı bulutlu rüzgar hafif hafif eserken okluk çıkışındaki deniz kızı heykeline el sallayarak karacasöüğüt’e doğru ilerledik.

Saat 15 gibi söğütdeydik.Gökova yelken klübünün iskelesine yanaşdık.Haluk ağabeyi sorduk marmarise yarışlara gitmiş akşam gelecek dediler ama bağlanabilirsiniz diyerek halatlarımızı aldılar.Biraz sonra Haluk ağabeyin eşi Chiris hanım geldi.Daha önce tanıyordum chiris’i.Bize yelken okullarını gezdirdi.inanın cennet gibi bir yer yaratmışlar.Öğrencilerin rahatı için ellerinden geleni yapmışlar her türlü imkanı hazırlamışlar.Akşam üzeri Haluk ağabey geldi sonderece samimi ve içden kucaklamasıyla selamlaşdık.Yemeğe davet etti akşam denizler üzerine derin sohbetle yemeğimizi yiyerek 23 gibi tekneme dönerek yattım.Sabah da teoman’ı alarak hep beraber kahvaltı yaptık.Artık ayrılık zamanı gelmişdi.Vedalaşarak ayrıldık gökova yelken klübünden…

Rotamız çökertme koyu.söğüt çıkışında deniz sanki göl gibiydi.ancak gökova’ın meşhur rüzgarları yavaş yavaş kafadan gelmeye başlamışdı.Hiç hata yapmayan doğa yine şiddetini göstermiş hava 25knt a çıkmışdı.Ana yelkeni açarak motorla ilerliyorduk.hava iyice sertlemiş dalga boyu 2mt yi bulmuşdu.Zaman zaman dalgalar aydede’nin üzerinden aşarak bizleride ıslatıyordu.6 saatlik seyir sonrası çökertme koyuna girerek koyun en dibindeki çam ağacından koltuk halatı alarak bağlandık. Kalın denizler dışarıda kalmış sanki akvaryumun içinde gibiydik.Botu indirerek bişiler yemek için ilerimizdeki iskeleye doğru ilerledik.ANGARALI müfit’in orada oturduk oraya has olan çökertme söyledik.muhteşemdi.ancak müfit çökermede çökertmeden bizi yollamayarak oldukca kabarık bir hesap ödedik.herhalde sezon başlamadığından tüm giderleri kısadan çözmeye çalışdı.oldukca pahalı bir yer ANGARALI müfit’in yeri..daha sonra zaten yorgun olduğumuzdan aydede’ye dönerek hemen yattık.

Sabah 06.30 uyanarak kısa bir kahvaltı sonrası yola koyulduk rotamız bodrum önümüzde 22dm mesafe var.hava gayet güzel kıyı seyri yaparak eşsiz güzellikdeki koyları izleyerek saat 11.30 da içmelerdeydik.teomanla vedaşarak ayrıldık ben devam ettim ancak yahşi koyunda bir gece kalarak bir dostumu ziyaret ettim.sabah 06 da yahşiden ayrıldım sağnak yağmur eşliğinde Turgutreis d-marin deki yerime bağlandım.
Tüm deniz yürekli dostlarım. Sizlerinde eşsiz güzellikdeki Gökovayı mutlaka ziyaret etmenizi dilerim.


Mart 27, 2009 - 18:52
abi deniz kızı yazdım qörünce tırstım yaa xD heykelmiş meğersem