• Slideshow

    Get the Flash Player to see the slideshow.
  • Sormak İstedikleriniz?

    Hakan Güvenç'e sormak istediğiniz sorular için tıklayınız.
  • Son Yazılar

  • Son Yorumlar

    • mehmet yiğitel: sevgili kardeşim hakan uzun zamandır senden haber alamıyoruz.sağlığın sıhhatin iyimi...
    • şahin altan: sevgili kardeş yeni yılınkutlu olsun
    • GONUL: Merhaba Yolculuklarinizdan en azindan birine ben de gelebilir miyim lutfen ?
    • durusu: yolunuz açık olsun…merak içindeyiz nerelerdesiniz…
    • Mesut TUNGA: Neden artık yazmıyorsunuz?
  • Arşivler

Kuşadası - Marmaris

24 eylül Çarşamba..iki gün kaldığım Kuşadası setur marinadan sabah 07 de ayrıldım.Hava puslu hiç rüzgar yok.Homurdayarak sular atarak motor seyriyle dilek boğazına doğru rota tuttum.Dilek yarımadasına yaklaşırken 8knt yıldız esmeye başladı.Hemen yelkenleri tam arma basarak motoru kapattım.inanılmaz bir dinginlik başladı.Yelken seyrinin dayanılmaz cazibesiyle bayrak adayı geçerek didim’e doğru rota tuttum.saatler öğlen olmuş meşhur dilek yarım adasının civarna’ları başlamıştı.18knt esiyor aydede’de bu rüzgarla 27 derece yatarak 7knt hızla ilerliyoruz.Saatler 17 ye geldiğinde hava dahada kapattı yağmur bulutları gelmeye başladı.Daha önceki seyahatimden bildiğim gümüş koya girmeye karar verdim.gümüş koy lodos a kapalı dip kum ve iyi demir tutan bir koy.4mt suya gelerek demir attım.Ultra çıpam her zamanki gibi tek seferde tutmuştu.Aydede’yi netaladıkdan sonra botuma binerek kıyıya çıktım.Geçen seneden tanıdığım Bülent dostumla karşılaştım.Sarıldık sohbet ettik.Bülent dostum her sene bu koya çadır kurarak ailece tatil yapıyorlar.Vedalaşarak Kayığıma döndüm.Birkaç bişi atışdırdıktan sonra uykuya daldım.

Sabah 06..hava kapalı kasvetli bir hava.ama bodrum a ulaşmam lazım..kısa bir kahvaltı yaparak Gümüş koydan ayrıldım.Rüzgar 14knt lodos esmekte.çok iç açıcı bir hava değil ancak devam etmem gerekiyor.güllük körfezi ortalarında hava dahada sertledi 24knt esiyor camadan vurup genoa küçülmüş.yaklaık 2mt dalga kaldırmış dala bata ilerliyoruz.deniz üzerinde bir şey dikkatimi çekti tam puruvamda bir kara parçası gibi bişi görünüyor.GPS e bakıyorum öle birşey yok..hemen haritayı açtım ondada birşey görünmüyor..ama ben yaklaşıyorum o karaltıya…anten gibi bişiler gözüktü ..yaa hakan topuk olmasın üzerindede bir alemet var galiba derken dürbünle baktım..inanılır gibi değildi kocaman bir denizaltı ve tam üzerime geliyor …Simsiyah ada gibi bişi 2 deniz mili mesafede beni fark ettiler.ve iskele iskele yaklaşık 300metre açığımdan geçtiler.köprüsünde birkaç kişi dürbünle etrafı kolluyor üzerinde hiçbir yazı veya bir simge yok .. dalgaları yararak koca gövdesiyle yoluna devam etti..Bende dala bata yalıkavak önlerine geldim.Burada hava düşmüş 5knt esiyordu .Gümüşlük’ü bordalayınca Rüzgar şiddetini artırarak 27 knt a çıktı..tekrar camadan vurarak turgutreis d-marina’ya doğru devam ettim.Telsizle 72.kanaldan çağrı yaptım.Marina girişinde palamar botu ve dostlarım oradaydı.E pantona bağladım saatler 16 olmuştu hava şiddetli ama ben emniyetli d-marindeydim.

D-marin Aydede ve benim için çok özel bir yer çünki Aydede denizle ilk olarak buradan sulara indirildi ve Bize 6 ay boyunca ev sahipliği yaptılar.Buradan başda marina müdürü sn Ali BEZİRGAN olmak üzere tüm d-marin’a çalışanlarıma teşekkürlerimi iletirim.İki gün misafirleri oldukdan sonra 28 eylül saat 09 da turgutreis d-marin’den ayrılarak bodrum a doğru rota tutdum.Burada içmeler tersanelerinin önünde alargada duran sevgili dostum Teoman SARIASLAN’nın teknesi su dünyası’na aborda oldum.Teoman dostum Teknesinde yaşayan uzun seyahatler yapmış tek başına hint okyanusunu iki kere geçen,medyatik tarafı olmadığı için pek bilinmeyen usta bir denizcimiz.Teoman’nın teknesine bağlandıktan sonra sonra bayram süresince yaklaşık 5 gün su dünyasına abordalı kaldım.İki gün kalmayı planlamışdım ancak Teoman maldivler’e doğru gideceğinden uzun süre görüşemeyiz diye düşündün zaten denizlerde pek elverişli değildi.Ayrılık zamanı gelmişti..Kadir TANKUT ve Teoman SARIASLAN dostumla vedalaşarak sabah 08 de Karaada’ya doğru rota tuttum.Son kez arkama baktığımda 17mt lik saç su dünyası ve Teoman dostu gördüm.Yapacakları tüm seyahatlerde kolayına denizler dileyerek KNİDOS burnuna doğru rota tuttum.Güzel bir seyirle saat 13 gibi Knidos burnunu döndüm.Rotam palamut bükü.Saat 16 da palamut büküne bağlandım.Muhteşem bir doğası var palamut bükü’nün Elektrik ve su aldım hazırlıklarımı tamamlayarak Bozukkkale’ye doğru rota tuttum.Sularımızdan çıkıp Yunanistan sularına girince sancak gurçataya yunan bayrağı toka ettim.Simi adasına yaklaşıyordum GPS den baktım bir kanal var.Bu kanaldan geçersem yolum kısalacak ve Simi adasının kanalına doğru ilerledim kanal dar ancak derinlik 5mt civarlarında dikkatli geçmek gerekiyor.kanalı geçince Simi yerleşim yerindeydim.Bir yunan botu gelerek ,feribot yanaşacak bir süre bekleyin dediler.Son derece nazik ve kibar davrandılar yaklaşık 25 dk bekledim feribot yanaştı ve ben simi’den ayrılarak ülkem sularına doğru devam ettim.saatler 15 i gösterirken Bozukkkale’deki en dipdeti tahta iskeleye bağlandım.Elektrik ve su yok ancak bunlara ihtiyacımda yoktu.Solar panelim gayet iyi çalışıyor saatde 7.5 amper akülerimi dolduruyor.Bence her teknenin mutlaka solar panel almasında fayda var.Bir gece bozukkale’de kaldıktan sonra sabah 08 de ayrılarak Marmaris’e doğru rota tutdum.Hava hiç yok deniz sanki göl gibi.motor basarak saat 13 gibi Marmaris yatch marinaya bağlandım.

Seyahat

13 eylül cumartesi….Hava nihayet düştü….pırıl pırıl masmavi deniz 13knot esen yıldız rüzgarı dayanılmaz cazibesiyle bizleri çağırdı engin maviliklere…Alargadaki kabuslar bitmiş yeni günün coşkusu kucaklamıştı.saat 09 da denizköy’den ayrılarak Karaburun a doğru rota tuttum.Sancak tarafımda midilli adası iskelemde silüet halinde ülkem kıyıları..karaburun’a yaklaştığımda saat 16 olmuştu.biraz daha devam ederek yeni liman balıkcı barınağına girdim.diğer adıyla tepeboz..çok sığ bir barınak girişi 1.5mt derinlik veriyor ama olsun aydede 80cm suya girebiliyor..bir gece yeni limanda kaldıkdan sonra sabah 07de ayrıldım.Çeşme ye doğru rota tuttum saat 14 sularında altınyunus marinaya bağlandım.

Marina yetkililerinin sıcak karşılamasıyla 2 gün altınyunus marinada kalarak tüm eksiklerimi tamamladım.17 eylül..hava yok denecek kadar az 7knt karayel esmekde.Çeşme boğazına kadar güzel bir seyir yaptım.Daha sonrasında alaçatı ya doğru rota tutdum.çeşme boğazını geçince rüzgarda kıble ye dırise etti güzel bir apaz seyriyle 16 gibi alaçatıdaydım.Alaçatı marinaya girmek istedim ancak bir bot gelerek dışarı çıkmamı hiç yerlerinin olmadığını söylediler ..Anladığım kadarıyla istememişlerdi orada olmamı bende ısrar etmeden marinanın tam karşısındaki koya demirledim.geceyi burada geçirerek sabah 06 da alaçatıdan ayrıldım hava inanılmaz sakin deniz göl gibi..Aydede nin 9bg lik motoru homurdanarak 4dm hızla ilerledik.ancak havanın bu denli sakin oluşu ilginçdi ve zaten saat 10 civarlarında açığa dürbünle baktığımda kabaran dalgaları görümüştüm.Hemen kaçış rotama baktım rotam üzerinde nergis koyu vardı ..nergis koyuna doğru ilerledim.tam koy girişine yaklaşdığımda lodos bindirmeye başlamışdı.Koyun ortalarına doğru demirimi attım.derken koy kalabalıklaşmaya başladı ve havadan kaçan birçok tekne buraya sığınmaya çalışıyordu birkaç charter teknesine demir atmasında yardımcı oldum.bu tekneleri kiralıyorlar ancak kiralayanlar neredeyse hiç denizcilik bilgisine sahip değiller nitekim bir tanesi gece demir tarayarak alman bayraklı güzelim hallbergrasy’nin sancak tarafına bindirince koy dinginliğini telaşa bırakdı..

Küçük bir koy ve kalabalık tekne trafiği ve bazılarıda acemi olunca kaza kaçınılmaz oluyor.Sabah erkenden demirimi alarak sığacık körfezine rota tutdum .Teke burnuna kadar her şey güzeldi ancak teke burnundan sonra lodos esmeye başladı ve oldukcada sertledi .en yakınımda kokar limanı vardı ve oraya doğru rota tutdum.Kokar limanına girdiğimde ağır denizler dışarıda kalmış balık çiftliklerinin arsından geçerek sahil güvenlik şamandırasına bağlandım.koy içerisinde bile zaman zaman 28knot rüzgar esmekteydi yapacak bişi yok bu gece buralıkdık aydede ile…saat henüz 13 olmuş yapacak bişi olmadığından bota binerek yakındaki balık çiftliklerine gittim bana balık ikram ettiler ve güzel bir sohbet başladı..

Güzel diyorum çünki güzel haberlerdi bizler için..”kokar koyu balık çiftliklerinden arındırılıyordu” gerçekdende gözlerimle gördüm süreleri dolmuş çiftlikleri 2deniznili açığa çıkarıyorlardı.İki gün kaldığım kokar limanından ayrılırken son balık platformunuda dışarı çekiyorlardı..sanırım kokar’ın tekrar eski haline gelmesi zaman alıcak ama olsun en azından artık balık çiftliklerinden arındırılmışdı.hava sertdi ve hiç istemesemde sığacık’a doğru rota tutdum çünki sığacık körfezin 15 deniz mili içerisindeydi.gir çık 30 denizmili yolum uzuyordu ancak gitmekden başka çare yokdu kokardan sığacık’a yaklaşık 3 saatlik bir seyir sonrası bağlandım eski dostlardan Ali URUŞAK dostum karşıladı.Daha sonrasındaYılmaz ERSOY dostumda geldi denizler üzerine sohbet başladı..sığacık marinadaki tüm tekneler başaltılmış herkes biryerlere gitmiş kimi alargada kimi bir kuytudaydı..marina bitinceye kadar yapılabilecek bişide yokdu.sığacık körfezi yenileniyor daha güzelleş,iyor olmasından mutlu oldum..kokar başaltılmış sığacık’a da marina yapılıyordu 2 gün sığacıkda kaldıkdan sonra 07.30 da demirimi alarak kuşadasına doğru ayrıldım..Körfez içerisi 4 knt civarında nereden estiği belli olmayan değişken rüzgarlarla doğanbey burnuna kadar ilerledim doğan bey adasını geçerken yağmur bulutları tepemdeydi..derken kuvvetli sağnak yağmur başladı.

Seferihisar balıkcı barınağına girdiğimde saatler 16 olmuş ve hava hala bardakdan boşanırcasına yağıyordu.bir gece Seferihisar balıkcı barınağında kaldım sabah yağmur dinmiş pırıl pırıl güneş açmış rüzgar hiç yok ve ben motor basarak kuşadasına doğru ilerledim öğlen 12 de her zamanki sıcak karşılamalarıyla setur Kuşadası marinadaydım.

Bir Hafta Kaldığım Setur Kalamış Marina

Bir hafta kaldığım setur Kalamış marina’dan 26 ağustos Salı günü sabah 07.30 da ayrılarak yeni rotam silivri’ye doğru marina’dan ayrıldım.Hava kapalı parçalı bulutlu,İstanbul sisler içerisinde rüzgar poyraz 16 knt esmekte.Bakırköy önlerine kadar gemileri kollayarak güzel bir yelken seyriyle geldim.Bakırköy önlerinden sonra rüzgar şiddetini artırarak 25knt a kadar yükseldi poyraz olduğu için benim kolayımaydı. Büyük çekmece açıklarında daha da bindirdi hava 2.ci camadanıda vurarak saat 15 gibi Silivri limanına ulaşdım uygun bir yer bulup balıkcı teknesine aborda olarak geceledim.gece rüzgar şiddetini artırarak sağnak yağış getirdi.Bir gün daha kalarak 28 ağustos sabah Silivri’den ayrıldım.Marmara Ereğlisi önlerine kadar 9 knot poyraz ile güzel bir seyir oldu. Marmara ereğli’sinden sonra rüzgar tamamen durdu deniz göl gibi olmuş yakıcı sıcak tepemde. motoru çalıştırdım 9bg motorum homurdanarak ve sular atarak 5 deniz mili hızla Tekirdağ Kumbağ balıkcı barınağına kadar gittik kumbağ’da yine sezona hazırlanan bir trol teknesine aborda oldum.sabah 07 de Kumbağ’dan ayrılarak mürefte barınağına rota tuttum hava hiç yok tek tük olta ile aylanan balıkcılar var yine motor seyriyle ilerledim.saat 14 gibi Mürefte limanına girdim.Burası yatcılar için muhteşem korunaklı bir barınak eletrik mevcut yakın zamanda suda alabilecek gelen yatcılar.Kooperatif başkanı oldukca çalışkan ve gelen her tekneyle ilgileniyor.

Akşam üzerine doğru mürefte limanının efsanevi ismi Mesut KIZILIRMAK ağabey gelerek tanıştık.Buraya yolu düşenlerin yakından tanıdığı Mesut ağabey Herkese koşulsuz yardım eden deniz yürekli bir ağabey.Gece rüzgar şiddetini artırdı 32knt civarında poyraz esiyor..sabah uyandım her taraf bembeyaz olmuş denizde büyük gemilerden başka bişi yoktu.Bu kuvvetli poyraz 3 gün devam etti.3.günün sonunda sabah 08 de dostlarla vedalaşarak mürefte’den ayrıldım .hava yine poyraz ancak hızı 17 knt dı.güzel bir seyirle akşam sularında Çanakkale boğazındaydım.eceabat tarafından boğazı geçerek saat 19.30 civarlarında morto koyuna demirledim.Muhteşem bir doğal liman 3 metre derinliğe demir atarak tüm gece şehitler abidesini seyrederek ve verilen mücadeleyi düşünerek atalarımızı yad ettim.Bu eşsiz güzellikteki ülkeyi bizlere canları pahasına savunan şehitlerimize minnet duygularımla morto koyundan 07 de ayrıldım.Artık Marmara geçişimde bitmiş güzelim ege suları yeni bir denizimizin çoşkusuyla kucaklaşmışdık.Poyraz 11knt lık hediyesiyle AYDEDE’yi keyifle Babakale’ye kadar eşlik etti.Babakale’de samsunlu bir trol teknesine aborda olarak geçirdim.

sabah 08 sularında ayrılarak ayvalık setur marina’ya doğru rota tuttum.müsellim boğazı hiç ama hiç esmiyordu..Motor seyri ve azgın sıcak eşliğinde ayvalık setur marinaya saat 15 sularında bağlandım.Marina girişinde marina müdürü Zafer ERGÜN ağabeyin beni botla karşılaması çok duygulandırmıştı.İki gün Ayvalık setur marinada kaldıkdan sonra sabah erken 07 de marinadan ayrıldım.Ayvalık giriş fenerlerinin arasından geçerek çıplak ada istikametine rota koyduğumda sahil güvenlik botu yanımdan geçti el salladım onlarda siren çalarak selamlaştık ancak botun arkasında yine bir kalabalık ve bordasında 3 tane plastik botla kaçakları yakalamış Ayvalık’a dönüyorlardı.Çıplak adayı geçip bademli koyuna doğru ilerledim güzel bir yelken seyriyle bademli koyuna girip fenerin arkasındaki korunaklı koya demirledim.

Burası AYDEDE’nin ismini koyduğum yerdi.Bademli koyuna bak AYDEDE burada sana getirdim nasıl beğendinmi dediğimde koy cömert davranıp 2kg ma yakın bir levrek’i oltama takmıştı.Keyifle ve dolunay eşliğinde huzurlu bir gecenin ardından sabah 08 de bademli den ayrıldım.ancak hava dönüyordu.Maltepe burnuna geldiğimde rüzgar 20knt a ulaşmıştı hemen haritaya bakarak Maltepe burnunun hemen arkasındaki denizköy koyuna girdim ve demirledim.Hava inanılır gibi değildi 32knt esiyor heryer uçuşuyordu.60mt kaloma vererek demiri sermiştim. hava dahada bindirmeye başladı.38knt rüzgar vardı.dış denizler çok kaba dalgalar kaldırmış ben demirim ucunda sekiz burgata halatın ucunda AYDEDE ile hayata tutunuyorduk.Gurçatalardan rüzgarın hızından dolayı inanılmaz uğultular ve teknenin gerilmesiyle demir halatlarının gıcırdaması yüreğimi koparırken olabilecek türlü korku dolu senaryolar çiziyordum.Tam 1.5 gün bu şekilde 4m2 kamaramda geçirdim.Tam bir kabustu..Ancak hava dindiğinde pırıl pırıl güneş eşliğinde masmavi sular inanılmaz cazibesiyle yine AYDEDE ve beni çağırıyorlardı.